İslamiyet öncesi dönemde daha çok şiir dili olan Arapça, Hz. Muhammed'le birlikte vahiy (Kur'an) ve dinî ilim dili, X. asırdan itibaren de ilmi düşünceleri ve felsefi görüşleri ifade etmekte kullanılan bir dil hâline geldi. Zamanla Orta Asya, Kuzey Afrika ve İsyanya'ya kadar uzanan ülkelerde diplomasi ve muaşeret (görgü kuralları) dili olarak kabul gördü. Bu bilgilere bakılarak; I. Arapça, gelişmesini tamamlamıştır. II. Müslümanlığı kabul eden toplumlar kendi dillerini unutmuşlardır. III. Arapça, milletlerarası bir dil konumuna yükselmiştir. IV. Arapçanın yaygınlaşmasında fetihlerinin büyük rolü vardır. yargılarından hangilerine ulaşılır?