Türk yazın tarihine ilişkin araştırmalarda tasavvuf gereğ ince değerlendirilmemiş, türsel nitelikleri açısından yazın ürünleri sınışandırılmakla yetinilmiştir. Oysa tasavvufi halk yazını içinde değerlendirdiğimiz ürünleri verenlerin toplumsal konumlarını, kişiliklerini göz ardı etmemek gerekir. Bu ozanlar bir tarikata bağlıdırlar, şeyh ya da derviştirler. Âşık tarzını benimseyenlerin bile bir eğitimden geçtikleri bellidir. Üstelik şiiri, inançlarını, inandıkları doğruları yaymada bir araç olarak kullanmaktadırlar. Halk yazınını seçmelerinin nedeni de budur. Başka deyişle, halk yazını içinde yetişmemişler, amaçları gereği halk yazınına yerleşmişlerdir. Anadolu tasavvuf halk edebiyatının babası saydığımız - - - - nin/nın yetiştiği dönemi, 13. yüzyıl Anadolu'sunun toplumsal görünümünü anımsamak bunu yeterince kanıtlar. Bu parçada boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?